Günümüzde "öz bakım" (self-care) denilince akla ilk olarak spor salonları, güzellik merkezleri, alışveriş ya da pahalı tatiller geliyor. Sosyal medyanın bizlere dayattığı bu tablo, öz bakımı sadece vakti ve parası olanların ulaşabileceği bir "lüks" gibi gösteriyor.Peki, bir Ergoterapist gözünden baktığımızda öz bakım aslında nedir? Ya da ne değildir? Sanılandan çok daha derin ve önemli… Öz …
Günümüzde “öz bakım” (self-care) denilince akla ilk olarak spor salonları, güzellik merkezleri, alışveriş ya da pahalı tatiller geliyor. Sosyal medyanın bizlere dayattığı bu tablo, öz bakımı sadece vakti ve parası olanların ulaşabileceği bir “lüks” gibi gösteriyor.
Peki, bir Ergoterapist gözünden baktığımızda öz bakım aslında nedir? Ya da ne değildir? Sanılandan çok daha derin ve önemli…
Öz Bakım: Yaşam Kalitenizin Mimarı
Ergoterapide sıkça kullandığımız bir terim olan Okupasyonel Denge; kişinin, iş, serbest zaman ve öz bakım aktiviteleri arasında kurduğu önemli bir dengedir. Bu denge herhangi bir sekteye uğradığında stres ve tükenmişlik hissi kaçınılmaz olur.
Öz bakım, sadece fiziksel olarak değil; duygusal, duyusal ve zihinsel olarak yani bütünüyle bir “yenileme” dir.
Bizi Ne Yorar?
Bazen kendimizi çok yorgun hissederiz ama nedenini bilmeyiz. Belki okuldaki yoğun ışıklar, dışarıdaki araba gürültüsü veya işteki kalabalık insan sesleri duyusal sisteminizi aşırı yüklemiştir ve yorgun hissetmemize neden olmuştur. Bu durumlarda gün içerisindeki minik molalar zihnimize iyi gelir. Bir sonraki yapacağımız işe veya herhangi bir aktiviteye katılımımızı olumlu yönde etkiler. ‘Duyusal mola’ları UNUTMAYIN!
Günlük hayatımızın bir parçası olan ‘görev’ kavramına sizce de olması gerekenden daha fazla zaman ayırmıyor muyuz? Yapmamız gereken görevlerden sıyrılıp bize iyi gelen, yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız aktivitelere hak ettiğimiz zamanı ayırdığımızda aslında görevlerimizi de daha keyifli ve anlamlı şekilde yapmaya başlarız.
Öz bakım, tükenen ve yorgun bir bedeni tekrar canlandırmaktır. Bu canlanma olmadan ne işinizde, ne ailenizde ne de sosyal hayatınızda tam anlamıyla var olabilirsiniz. İşte bu yüzden, bize iyi gelen, yaparken boşalan depolarımızın dolduğu anlara özen gösterelim.
Bazen ufak bir yürüyüş molası, bazen saksıya dikilen bir çiçek, bazen de sevdiğimiz bir ürünü bulmak için gezdiğimiz mağazalar… Aslında hepsi de bedenimize ve zihnimize iyi gelen zamanlardan sadece birkaçı. Bu anları çoğaltmak, kendimize yapacağımız belki de en büyük yatırımlardan biri.
Kendinizi ihmal etmeyin, her zaman iyi bakın…





